BÖLMEYİN, TOPLAYIN!..
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

BÖLMEYİN, TOPLAYIN!..

Zamanında çok yazdık, çizdik, anlattık ama dinletemedik. Hatta bu nedenle hain ilan edildik, rakip aday lehine çalışmakla suçlandık, disiplin listelerinde anıldık.

03 Ocak 2024 Çarşamba 20:03 makaleler

Geldik son düzlüğe…

Şimdiye kadar yedik, içtik, gezdik, tozduk, eğlendik tamam.

Kampanyalar yaptık, basın toplantıları, esnaf ziyaretleri, STK buluşmaları…

Proje üstüne proje kattık, kiracının, köylünün, öğrencinin derdini en iyi biz çözdük…

İyi de alkış aldık. İyi de beğeni topladık. Herkes sırtımızı sıvazladı, gerdeğe uğurlanan damat gibi dualarla kapılardan uğurladılar…

***

Ama artık oyun bitti. Bugün yarın önce Büyükşehir adayı açıklanacak, hemen arkasından da Aliağa’da kimin CHP’yi sırtlanacağı belli olacak.

Sonrasında yaşanacakları tahmin etmek hiç de zor değil. Seçilemeyenler üçlü-dörtlü gruplar halinde Genel Merkezin kapısına dayanıp “O’nla kazanamayız, içimizden birini aday gösterin” diye yırtınacak ama nafile…

Atı alan Üsküdar’ı, adaylık kararını alan Aliağa’yı geçmiş olacak. Büyük ihtimalle, bu kargaşada, 13 adaylı bir yarışta sağlıklı karar verilemeyecek ve yanlış adayla seçimlere girilecek.

***

Basit bir matematik hesabı yapalım mı?

Hepsi eşit miktarda desteklenen 13 adayımız olsun. Yani aday başına %7,7 gibi bir oran…

Hadi yuvarlayalım, tüm adaylar %7’lik olsun, bir tanesi kalan küsüratı toplayıp %16 olsun.

İlçe, il, Genel Merkez de son derece objektif davranmaya karar verdi diyelim.

Buna göre, 13 aday içinde en çok desteği bulan %16’yı aday yaptılar.

Gayet adil değil mi?

Değil!..

Çünkü; görünüşe göre, bu aday partinin %16’lık fikir birliğine varmış kısmının adayıdır. Aralarında bölünme olmadığı ve/veya daha az olduğu için de en güçlü aday olarak ortaya çıkmaktadır.

Öte yanda; aynı görüşte olup da “ben de şansımı deneyeyim” diyerek yola çıkmış ve aynı görüşü temsil eden 5 aday olduğunu düşünün. Bunlar, kendi aralarından bir isim etrafında toplanıp yola çıksalardı destek oranları kaç olacaktı?

%35

Yazıyla, yüzde otuzbeş!...

***

Biraz ilk okul çocuğuna anlatır gibi oldu ama kusura bakmayın. İki dönemdir aynı yanlışla kaybedip hala aynı yanlışta ısrar eden bir CHP yapısı var karşımızda.

10 sene de ilk okul çocuğu kadar akıllanmamışız yani…

Neyse; konumuza dönelim.

Yukarıdaki hesaba dönecek olursak, kimin aday olması daha adil olur?

Tabii ki 35’lik dilime hitap eden adayın değil mi?

Peki hal böyleyken…

Hala kendine ve kendi görüşüne kaybettireceğini bile bile aday adaylığı sevdasından vazgeçmemenin anlamı nedir?..

Anketler yapıldı, görüşler alındı, heyetler geldi, Ankara’ya gidildi…

Şu an öne çıkan, aday olması kuvvetle muhtemel 4 aday görünüyor.

Peki, kalan 9 aday neden hala partisi ve temsil ettiği görüş adına zarar verecek şekilde çalışmalara devam ediyor?

Yine aynı “Ben olmazsam, benden sonra tufan” anlayışına kurban mı ediyorsunuz CHP’yi?

Ya da aday olamasanız da çekilmek için istediğiniz başkan yardımcılığı, müdürlük pazarlığında mı hala anlaşamadınız?..

Partiye bağlılığınız koltuk sevdanız kadar mı yani?..

***

Aslında bu düşünceyi, hangi adayın hangi adayla daha yakın olduğunu en iyi bilen İlçe yönetiminin ön ayak olup hayata geçirmesi gerek ama, onlar şimdi “birlik ve beraberlik” için yemek düzenlemekle meşguller, yoksa eminim yaparlardı…

Daha geçmedi…

Vakit var…

Üç gün sonra ah/vah dememek için tüm aday adaylarını “amasız, fakatsız, koşulsuz” bu fikir ittifakını hayata geçirmeye davet ediyorum.

Hiç merak etmeyin, samimi şekilde desteklerseniz, desteğinizle başkan olan kişi bunu unutmaz, sizi yarı yolda bırakmaz.

Partiyi bölmeyin, seçmeni toplayın...

***

Ya da boşverin…

Bölünmeye, kaybetmeye ve “O’nla seçim kazanamayacağımızı söylemiştim” demeye hazırsınız zaten, değil mi?..