“YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...”
Büşra Bütün: “YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...”
Canımız ciğerimiz yanıyor.
Şehirler küle dönüyor, ormanlar harap olurken bizler yine
kendimizi yangınlara ve orda alınan zarara üzülürken buluyoruz.
Süregelen bir durumun içinde debelenmekten başka bir şey
yapmıyoruz aslında.
Her sene olduğu gibi bu yaz da orman yangınları yerini
stabilize ediyor maalesef. Gönül ister ki olmasın, ağaçlar yanmasın, köyler
zarar görmesin, canlılar yaşam savaşı vermesin ama gönül gerçekle örtüşmeyince
durum ortada.
Mangal sefası, semaver keyfi ya da içilen sigaranın izmariti
hayallerimizi ve oksijenimizi tehlikeye atarken neden sürekli başa sarıyoruz?
Neden daha duyarlı olamıyoruz ve ona göre davranamıyoruz?
Özverili ve duyarlı bir vatandaş olarak evimize, ailemize
gösterdiğimiz saygıyı neden çevreye ve doğaya gösteremiyoruz?
İçim yanıyor yükselen alevleri her gördüğümde, yüreğim
sızlıyor yanan yerlere villaların dikildiğini
her gördüğümde...
Ama anca içimizin yanmasıyla kalıyoruz.
Sonuç: elde kocaman bir sıfır!
Artık lütfen akıllanalım, doğaya zarar vermeyelim, alevlerin
yükselmesine müsaade etmeyelim.
Bu yaşam hepimizin. Senin, benim, caddelerin, köylerin,
ağaçların, hayvanların...
Onlara sahip çıkalım.
Yanan her ağaç için bir fidan dikelim, ağaçlık alanlarda
ateş yakmayalım. Onlar olmazsa biz de olmayız, nefesinizin tükenmesine izin
vermeyin.
Ormanlara sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmak demektir,
unutmayın.
Size Nazım Hikmet’in en sevdiğim sözüyle veda ederken güzel günlerin
hayalini de başucuma yerleştirdim. “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir
orman gibi kardeşçesine...”










