Yeşil-Beyaz'dan Sarı-Siyah'a, Yeşil Sahadan Masaya
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

Yeşil-Beyaz'dan Sarı-Siyah'a, Yeşil Sahadan Masaya

Aliağa'da spor, hiçbir zaman sadece spor olmadı. Hele ki işin içine belediye kaynakları, değişen renkler ve son haftalarda tabelada patlayan tuhaf skorlar girdiğinde, mesele bir "memleket meselesi"nden ziyade bir "matematik meselesi"ne dönüşüyor.

29 Mart 2026 Pazar 22:40 makaleler

Aliağa’da spor, hiçbir zaman sadece spor olmadı. Hele ki işin içine belediye kaynakları, değişen renkler ve son haftalarda tabelada patlayan tuhaf skorlar girdiğinde, mesele bir "memleket meselesi"nden ziyade bir "matematik meselesi"ne dönüşüyor.

Futbolu bilen herkes bilir:
Bazı maçlar oynanır, bazı maçlar ise “oynatılır” hissi verir.

Bugün, Aliağa FK’nın son dönemdeki performansını ve kulübün etrafındaki soru işaretlerini biraz kurcalayalım.

***

Bakın, Aliağa FK’nın son haftalardaki sonuçlarına bir göz atalım. Bir bakıyorsunuz Adanaspor deplasmanında 8-1’lik galibiyetle tarihi bir fark atılmış, hemen ardından kendi sahanda Isparta 32 Spor’a 5-1 gibi ezici bir skorla mağlup olunmuş. Futbolun doğasında her sonuç var diyebilirsiniz; ama bahis sitelerindeki oranlar ile bu skorların örtüşme biçimi, tribündeki en saf taraftarın bile kafasını karıştıracak cinsten.

Özellikle kupadaki 6-2’lik, 5-0’lık yenilgiler ve ligdeki bu "uçan kaçan" skorlar, bahis piyasalarında iştah kabartan cinsten hareketler. Futbol dünyasında sular durulmuyor; hatırlayın, daha yakın zamanda Türkiye’de patlak veren şike soruşturmalarında pek çok kulüp ve isim mercek altına alınmıştı. Aliağa FK ve kulüple temaslı bazı figürlerin bu tür iddiaların yanı sıra İBB soruşturması bağlantılı bir takım akçeli işlerde kıyısından köşesinden geçiyor olması, tesadüfle açıklanamayacak kadar ağır bir yük.

***

Meseleyi biraz köküne indirelim. Serkan Acar Belediye Başkanı seçildiğinde, kentin tarihine mal olmuş yeşil-beyazlı Aliağaspor’a destek vermek yerine neden sıfırdan sarı-siyahlı bir Aliağa FK kurmayı tercih etti? O dönem yapılan "eski borçlar, CAS davaları" savunması bugün ne kadar geçerli?

Yeşil-beyazlı o şanlı maziyi bir kenara itip, kulübü tamamen belediye kontrolünde ve "şirketleşmiş" bir yapıya büründürmek, acaba denetimden kaçmak için miydi? Bugün mevcut kulübün idari yapısına baktığımızda; yöneticiler, menajerlik ilişkileri ve bu yapının içindeki sermaye sahiplerinin yasa dışı bahis ya da kara para aklama gibi kirli işlerde bu kulübü bir "enstrüman" olarak kullanıp kullanmadığı sorusu Aliağa sokaklarında fısıldanıyor.

***

Şu anki yönetim şemasına bakıldığında, Aliağa FK’nın bir spor kulübünden ziyade, kapalı devre bir ticari organizasyon gibi yönetildiği ortada. Menajerlerin cirit attığı, oyuncu sirkülasyonunun bu kadar yoğun olduğu ve alınan skorların bahis oranlarıyla dans ettiği bir yerde, spordan bahsetmek imkansızlaşır.

Eski Aliağaspor’un o samimi, halka dokunan yapısı yıkılıp yerine bu "sarı-siyah" düzen inşa edilirken; bu hamlenin arkasında sadece futbol sevdası mı vardı, yoksa uluslararası bahis baronlarının ve finansal manipülasyon meraklılarının iştahını kabartan bir "temizlik" operasyonu mu yatıyordu?

***

Aliağa FK’nın maç sonu istatistikleri ve bahis piyasasındaki hareketleri artık "teknik analiz" ile açıklanamayacak bir noktaya evrilmiş durumda. Adanaspor’a 8 atan takımın, evinde 5 yemesini "futbolun cilvesi" diye yutturamazsınız. Buradan soruyorum: Aliağa FK, Aliağa halkının gururu mu olacak, yoksa birilerinin "kasa"sı mı? Şeffaflık gelmedikçe, bu sarı-siyahlı karanlık daha çok soru üretecektir.

***

Kimseyi peşinen suçlamak doğru değil.
Ama hiçbir şeyi sorgulamadan kabul etmek de gazetecilik değil.

Aliağa küçük bir yer olabilir. Ama futbolun kirli yüzü her zaman sadece büyük şehirlerde ortaya çıkmaz. 

Ve bazen en net cevaplar, en basit sorularda gizlidir:

Bu kadar “olağandışı” görünen bir tablo gerçekten sadece futbol mudur?

***
Unutmayın; sahada kazanılan/kaybedilen maçlar unutulur ama kulüp tarihine çamur bulaştıran o kirli eller, hep hatırlanır!