12 Mayıs 2021 , Çarşamba
SESSİZLERİN SESİ, GERÇEĞİN GAZETESİ

“KEŞKE’ler” yerine “İYİ Kİ’ler” biriktirelim!

4 Aralık 2020



Şebnem Sema Tuncel

“İnsanın en ağır yükü “keşke”lerdir. Artık telafisi mümkün olmayan “keşke”ler…”

Keşkesiz evlat olabilmek, eş, sevgili, kardeş, arkadaş, anne-baba, özetle keşkesiz insan olabilmek hiç zor değilken, keşkesiz ya da en az keşkelerle yaşamak neden mümkün olmasın ki!

Hepimiz “keşke” sözcüğünü günlük hayatta ne çok kez kullanırız, hiç dikkat ettiniz mi? Halbuki, pişmanlığın kendimizce, telafi/teselli takısıdır “keşke”…

Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, söylenmemiş sözcüklerin, vakit varken öpülmemiş bir elde ertelenmiş özlemlerin gecikmiş pişmanlık dolu itirafıdır “keşke”…

Paylaşmadığı duygulardan, paylaşmadığı zamanlardan, ertelediği mutluluklardan, kendinden esirgediği tüm sevinçlerden, geriye dönüşü asla olmayacak bir durumun, ya da yitip gitmiş bir güzelliğin ardından iç çekiştir “keşke”…

Dilek anlatan cümlelerin başına getirilerek “ne olurdu” anlamında özlem veya pişmanlık bildiren bu sözü yaşadıklarımızdan ya da yaşayamadıklarımızdan bahsederken, düşünürken hep söyleriz!

Pişmanlık, özlem, bahane, hayal kırıklığı, ukde, artık ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın keşke’lerle başlayan cümlelerde vakit artık çok geçtir ve telafisi yoktur…

Keşkesiz, “şimdiki aklım olsaydı”, “zamanı geri çevirebilseydim” veya bunlara benzer başka pişmanlıklar, mazeretler yaratmadan önce dürüstçe kendimizle yüzleşip, doğru kararlar verebilsek, sonunu düşünmeden yapılan işlerden uzak durabilsek, sevdiklerimizi ve sorumluluklarımızı başka baharlara ertelemeden onlara daha çok vakit ayırabilsek, bir evlat, ana baba, eş, arkadaş vb olarak  yaptıklarımızla/yapacaklarımızla ilgili doğru karar verebilsek (keşke)…

İnsanız sonuçta hayatımızda elbette keşkeler olacaktır. Hepimiz biliriz ki, sonunu düşünmeden yapılan işler keşkeleri getirir hep. Bir şeyi yapmadan önce düşünüp yapsak,  sonra pişman olmayabilsek, hem kendimizi hem de karşımızdakileri iç huzuru ve mutlulukla bırakabilsek…

“Keşkeler” yerine “iyi ki’ler” hanemize yazdıklarımızı çoğaltabilsek, ne kaybederiz ki?

Bu, aynı zamanda o kadar basit bir önerge ki, bir çocuğa bile söylesek anlar ama bazı yetişkinler nedense anlamamakta direnmeyi sürdürüyorlar hep! Geçmişte yapılan hatalardan ders çıkardığımız sürece pişmanlıkları telafi edebiliriz kolaylıkla. Ya da “Son pişmanlık fayda etmez” sözüne takılıp kalan eseflerle yaşamaya devam ederiz!

Unutmayalım ki, pişman olmak kaybetmektir. Ömür boyu iç sızısıdır.

“Keşke böyle yapmasaydım”

 “Keşke şöyle yapsaydım”

 “Keşke şimdi zamanı telafi edebilme şansım olsaydı”

Ve “Keşke” ile başlayan daha bir sürü cümle…

Bunların hepsi de, geçmişe dair pişmanlıklarımızı ve geçmişe dönme arzumuzu ifade eden cümlelerdir.

Geç kaldığımızda, ertelediğimizde, o an boşverip yapmayı ihmal ettiğimiz davranışlarımızda, yapmak isteyip te yapamadığımız zamanlarda, düştüğümüzde, kaybettiğimizde, bıktığımızda, başarısızlıklarımız ve şanssızlıklarımızda hep “keşke”lere sığındık.

Ama ne çok yanıldık!  İnsan sadece yaşadıklarından sorumlu değil ki, bence aynı zamanda  “yaşamadıklarından” daha da çok sorumludur insan…

Çünkü; yaşadıklarınız bir anı olarak er veya geç kişisel tecrübe hanenize gömülür ama yaşamadıklarınız bir ömür boyu bir vicdan muhasebesi gibi sizinle yaşamayı sürdürür…

Hele ki artık imkansızsa…
Hele ki son pişmanlık artık fayda vermeyecekse!

Keşkeleri çok az olan bir insan olarak, sizlerin hayatında da keşkelerin, pişmanlıkların olmaması ya da çok az olması, onun yerine “iyi ki” sözcüğü ile başlayan anılar biriktirmenizi dilerim.

Bu yazıya  anlamlı son söz Yunus’tan gelsin:

“Keşke demek için bile geçtir vakit.

Geçti ömür bir ah ile, içi dolu eyvah ile…”

WhatsApp
Telegram