4 Temmuz 2020 , Cumartesi
SESSİZLERİN SESİ, GERÇEĞİN GAZETESİ

İYİ MİYİZ?

26 Haziran 2020



Selin Işıl

Merhaba sevgili okurlar…

Köşe yazımı yazdığım an itibarıyla aklım ve düşüncelerim karman çorman!

Sandığınız gibi bireysel bir karışıklık yok zihnimde. Sadece olup bitenlerin karmaşıklığı ve yoğunluğu ile dolu.
Ben de başka bazı vatandaşlarımız gibi “nasılsa tatil modundayım, dünya yansa – yıkılsa eski hasır umurumda değil!” diyerek, umursamaz, geniş, rahat ve vurdumduymaz olmak istiyorum aslında!

Ancak içimdeki sorumluluk canavarı buna izin vermiyor bir türlü. Ve ben de deniz, kum, güneş üçlüsünün sıcak atmosferine kaptırayım kendimi diyorum; tıpkı diğerleri gibi ama olmuyor işte!

Bu muhteşem üçlü bile düşüncelerime gem vurmama yeterli gelmiyor. Düşünün ki hevesle okumak için elime aldığım bir kitaba bile adapte olamıyor hatta yazmakta olduğum yeni romanıma bile el süremiyorum. Halbuki hem bulunduğum yer, hem de şartlarım buna çok müsait…Yine de olmuyor!

Düşünmeden edemiyorum;

✔İnsanımızın nihayet zorunlu ve hatta para cezası getirildiği halde maskesiz dolaşabilme cüretini!

✔Hâlâ ve ısrarla “biz şerbetli milletiz, bize bir şey olmaz” duygusunun verdiği rahatlığı!

✔Pandemiden dolayı vefat edenlerin birer rakamdan öte can taşıdıklarını

✔İnsanlarımızın bütün tedbirleri yok sayıp sere serpe, avuç içi kadar yerlerde neredeyse sırt sırta güneşlenerek, derilerini yakmaktaki isteklerini!

✔”Korkuyorum ama ne yapayım tatile gideceğim” ısrarlarını!

✔Uzmanların iklim değişikliklerine işaret ederek, “süper hücre” diye tabir ettikleri ani iklim değişikliği anlarında şayet tedbirli olmazsak başımıza gelebilecekler hakkındaki uyarılarını ( ki bu hafta bahsedilen doğa olayından dolayı yitirdiğimiz vatandaşlarımız oldu).

✔Dünya bu halde iken bile hâlâ silah pazarlayanları hoşnut etmek adına kavga, gürültü ve savaş icat edenleri!

✔Olası deprem uyarılarını.

✔Ocak-Mart 2020 arasında dünyada 2.5 milyon insan açlıktan ölmüşken, sadece Türkiye’deki hacı adaylarının bile bu uğurda hatırı sayılır bir meblağı oluşturacak olan hac yolculuklarını ne zaman yapabilecekleri hakkındaki üzüntü ve endişelerini! ( üstelik koronalı ortamda!)

✔Dünya gündemine baktığımda ise; Hollanda, Almanya gibi sözüm ona pek medeni ülkelerde hükümetlerin pandemiden ötürü verdiği “kısıtlama kararları” sonrasında halkların sokaklara dökülüp alınan kararları prostesto etmelerini! ( evet, yanlış okumadınız; toplum sağlığı yararına alınan kısıtlama kararlarına bu ülkelerin toplumları baş kaldırdı!). İnanılır gibi değil.

✔Ülkelerin birer birer sınırlarını turizme açıyor olması haberlerini. ( ki pandemide neredeyse en ciddi kayıpları veren Akdeniz ülkelerinin buna cesaret etmeleri hayret verici!)

Sevgili okurlar, inanın bu maddeleri yazmaya devam etsem kalemimde mürekkep kalmaz!

Şimdi sorarım sizlere; dikkat çeken şu üç beş madde bile yeterli değil mi; ” dünya insanları olarak gerçekten iyi miyiz?” diye.

İyi miyiz sizce?

Yoksa koronalı yaşam psikolojilerimizi de büsbütün etkiledi de biz mi farkında değiliz?

Evet, her şeyin hem ülkeler bazında, hem yerküre hem de iklimler bazında değiştiği gözle görülür bir gerçek. Ancak bunlar değişirken ve değişmeye devam ederken, biz insanoğlu da şuursuz olacak kadar değişmiş olabilir miyiz sizce? Üstelik bu kadar kısa sürede!

Düşünce melekelerimizi yitirmiş olabilir miyiz?

Hayrına psikoloji üzerine eğitim almış uzmanlar bir an önce koronanın insan üzerindeki psikolojik etki analizlerini yapıverseler de ben de “İyi miyiz?” diye sorma zahmetinden kurtulsam!

Düşünmeden edemediklerimi sizinle paylaştıktan sonra, bir parça rahatlamış bir zihinle bu kez kalemimi yeni kitabımı yazmaya devam etmek için tekrar elime alıyor ve sizlere, iyi ama farkındalık içinde olacağınız sağlıklı yaz günleri diliyorum.

Esen kalın.

WhatsApp
Telegram

Yazarın Tüm Yazıları
İYİ MİYİZ?26 Haziran 2020
NELER ÖĞRENDİK?12 Haziran 2020
YENİ DÜZENE YENİ BAYRAM!29 Mayıs 2020
Merhaba...15 Mayıs 2020