25 Kasım 2020 , Çarşamba
SESSİZLERİN SESİ, GERÇEĞİN GAZETESİ

KYME KAÇ ARAÇ EDER?..

10 Haziran 2020



Bülent Pınarbaşı

Mart ayından beri tatile girmiş olan Aliağa Belediye Meclisi, İçişleri Bakanlığı’ndan gelen talimatla nihayet yeniden çalışmaya başladı.

Ayların birikimi ve yoğun gündem maddeleriyle başlayan Meclis toplantısının birinci oturumu dün tamamlandı.

Toplantıda gördük ki, ticaret ve siyaset erbabları bu pandemi sürecinde boş durmamış, gemiyi yürütmek için ne gerekiyorsa yapmış.

***

İlk oturumun en önemli görüşmelerini komisyon üye seçimleri oluşturdu. Süresini tamamlayan komisyonlarda yeni isimler seçildi, ilçenin ihtiyaçları doğrultusunda kurulması teklif edilen yeni komisyonlar kuruldu.

Sonra…

Sonra takke düştü, kel göründü, bu komisyonların aslında “fasulyeden” olduğu aynı toplantıda ortaya çıktı.

***

Bu toplantıları izleyenler bilirler; Meclis’e gelen talep ve istekler prosedürü yerine getirmek için ilgili komisyonlara havale edilir, o komisyonlardan çıkan rapor doğrultusunda da mecliste oylama yapılır. Sonuçta hemen hepsi “komisyondan geldiği şekliyle” oylanır, onaylanır.

İşte bu raporlardan biri gündem maddesiydi:

“İlçemiz, Nemrut körfezi’nde yer alan Nemport liman İşletmeleri A.Ş. tarafından “liman amaçlı” hazırlatılan 1/5000 ölçekli ilave nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli ilave uygulama imar planı tekliflerine ilişkin 06,07,2011 tarih ve 27986 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kıyı Yapı ve Tesislerinde Planlama ve Uygulama Sürecine İlişkin tebliğ ve 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 8. Maddesinin (c) fıkrası uyarınca belediyemizce uygunluk görüşü verilmesine ilişkin İmar Komisyonu raporunun görüşülmesi.”

Bununla ilgili İmar Komisyonu’nun aldığı kararda ise “Yapılan inceleme sonucunda; söz konusu plan tekliflerinin bulunduğu Kyme Antik Kenti bölgesinin 1. Derece arkeolojik SİT alanından 3. Derece arkeolojik SİT alanı olarak tesciline ilişkin, İzmir 2 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 28,03,2019 tarih ve 11049 Sayılı kararına yönelik itirazların bulunduğu ve açılan dava süreçlerinin devam ettiği göz önüne alınarak, işbu plan tekliflerine Komisyonumuzca uygun görüş verilmemiştir.” denilmekte.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü’nün, yasa gereği istediği belediye görüşü için İmar Komisyonu bu şekilde görüş bildirmesine rağmen, Belediye Meclisinde nadir görülen durumlardan biri olarak “komisyondan geldiği gibi” değil, komisyon raporunun aksi yönünde oy çokluğuyla geçirildi.

***

Yani, Aliağamızın “Şehr-ül Emin”i, sayın belediye Başkanımız “mühür kimdeyse Süleyman odur” dedi ve yerel seçimlerden önce bol bol sarfettiği “vebal” altında kalmayı hiç dert etmediğini göstererek, henüz yasal süreçleri tamamlanmamış, itirazları karara bağlanmamış bir durumla ilgili olumlu görüş bildirmekte beis görmedi.

Hukukçu kimliği de olan Belediye Başkanı Sayın Acar’ın yargı henüz kararını vermemişken, bölgedeki tarihi dokuya ve arkeolojik kalıntılara geri dönüşü mümkün olmayan zararlar verebilecek bir karardan yana tavır göstermesi, ister istemez ilgili firmanın geçtiğimiz aylarda Aliağa Belediyesi’ne hibe ettiği araçları aklımıza getirdi.

Acaba “ön ödemeli kampanya”dan mı yararlandı bu firma?

Yangından mal kaçırırcasına, hukuki süreç tamamlanmadan bu kararın geçirilmesindeki amaç nedir?..

Yarın açılan davalar sonuçlandığında, bölgenin 3. Derece SİT alanına dönüştürülmesi kabul edilmeyip yeniden 1. Dereceye çıkarılması durumunda, bölgede tahrip edilen tarih ve arkeolojik buluntuların maddi/manevi karşılığı daha kaç araç hibesiyle kapatılabilir?..

Bu işin takipçisi, aracısı ve ısrarcısı kimlerdir?

Bu kararı oy çokluğuyla Belediye Meclisi’nden geçiren sayın meclis üyeleri Aliağa halkına karşı üstlendikleri bu “vebal”i nasıl açıklayacaklar, açıklayabilecekler mi?

***

Anlaşılan o ki; Aliağa’da her şey ticaret aksında yürütülmekte.

Elbette sanayiye, yatırıma, istihdama ihtiyacımız var. Ama bunun için doğa, çevre, kültür tahribatı ne derecede göze alınmalı?

Madem ki komisyon kararları dikkate alınmayacak, ne diye kuruyorsunuz o komisyonları, ne diye “demokrasi oyunu” oynuyorsunuz?..

Madem ki Aliağa ve Aliağalılar yerine iş adamlarının sözü geçecek, ne diye toplanıyorsunuz Belediye Meclisi’nde?

Sözümona “stratejik plan” gibi Belediye Meclis Toplantıları da yasak savma amacıyla mı yapılıyor?

***

Hakkını kuvvetlendirmeyen, kuvvete hak demek zorunda kalırmış…

“Hak”lı değilsiniz kardeşim, sadece sayınız çok!..

WhatsApp
Telegram



X