6 Ağustos 2020 , Perşembe
SESSİZLERİN SESİ, GERÇEĞİN GAZETESİ

ANNELER YAZIM SİZE!

8 Haziran 2020



Şebnem Sema Tuncel

Günümüzde çarpık ve yanlış politikaların bedellerini en ağır ödeyenler, en fazla saldırıya uğrayanlar, öldürülenler, taciz ve tecavüz edilenler, ayrımcılık ve aşağılanma ile geri plana atılmaya çalışanlar, biz kadınlarız. Kadına yönelik taciz, şiddet, cinayet vb de her geçen gün daha da artarak sürüyor, dur durak bilmiyor!

Kendi sorunlarımızı çözmek yerine, sorunlarımızı erteleyip, canımızdan daha kıymetli çocuklarımızı eğitimde, sosyal yaşamda, toplumda sapıklardan ve yozlardan korumak için de deliye döndük neredeyse!

Nereden tutsak öbür taraf açık veriyor, açığı kapatalım derken daha büyük sorunlarla karşılaşıyoruz.

Eskiden biz çocuklarımızı yetiştirirken “lan” kelimesini bile demelerini istemezdik. Ayıp mefhumunu öğretmeye çalışır, hak, hukuk sözcüklerini onların anlayacağı dilde anlatırdık.

Hatırlayalım mı, neler derdik?

-Kavga etme, herkesle iyi geçin!

-Öğretmenlerine, büyüklerine saygılı ol. Sakın kaba olma!

-Sorumluluklarını bil, yapamayacağın şeyi dürüstçe söyle ki insanlar zarar görmesin!

-Küfür etme, pis sözcükler kullanma!

-Arkadaşlarına sakın vurma, kızlara hiç el kaldırma!

-Yalan söyleme, sana ait olmayan bir şeye sakın el uzatma!

-Hayvanları sev, sakın canlarını yakma onlar da bir yerleri acırsa ağlar!

-Doğayı sev, koru, onlar da canlı. Bizler temiz hava alalım diye varlar, biz de onları temiz tutalım!

Hatta çocuklarımıza oyuncak alırken tabanca, tüfek, bıçak gibi, amacı yok etmek/öldürmek olan oyuncaklar bile almazdık ki bu tür silahları normal karşılamasınlar, hayatlarında yer vermesinler isterdik.

Kitapları, okumayı sevsinler diye çaba sarfeder, bir kitapçı rafından istediklerini seçmeleri ve okumaları için onları nasıl teşvik ederdik!

Şimdi sayısı hiç de az olmayan dayak yiyen, tacize uğrayan, sürekli aşağılanan ve hakarete uğrayan, din tacirleri nedeniyle yok edilmeye, yok sayılmaya çalışılan biz kadınların gerçekten işi çok zor ama çocuklarımızın sorumluluğu ve sevgisi aklımıza geldiği an her şeyi unutup, bunları bile “şimdilik” yok sayabiliyoruz!

Peki bize bu cefaları çektiren, toplumu böylesine kirleten bu yoz, yobaz, çağ dışı erkek güruhunu yetiştirenler de kadınlar, anneler değil mi?

Onlar da kadın değil mi? Bu yazdığım sorunların tam ortasında yaşayan, mutsuz, eziyet gören, gururları kırılan kadınlar değil mi?

Peki neden bu gidişata DUR demiyorlar?

Neden bu gidişatı değiştirmeye çalışmıyorlar?

Yazık değil mi yetiştirdikleri kız evlatlara, onlar da ileride aynı eziyetleri, mutsuzlukları, sorunları yaşayacaklar!

O zaman sevgili anneler, biz annelere çok iş düşüyor.

En iyi okul evde başlar.

En etkili öğretmen biz annelerizdir.

Bir kıza verilecek en değerli çeyiz üniversite diplomasıdır. Bilin ki diploması olan kıza kocası bile saygı duyar, onu kaybetmek istemez, daha özenli davranır.

Gelelim erkek çocuklarımıza!

Onların ayrıcalığı mı var evdeki kız kardeşlerinden?

Hayır! Olmamalı da. İşte bunu siz sağlayacaksınız.

Yukarıda maddeler halinde yazdığım her şeyi, kız erkek demeden, canlarımıza, evlatlarımıza biz öğreteceğiz evde.

İlk öğretmenleri biz olacağız.

Bu toplumu aydınlatmak, uygar insanlar yetiştirmek, cezaevlerini boşaltmak, kızlarımızı mutlu eşler, anneler olarak uygar erkeklerle evlendirmek istiyorsak, özetle toplumu bu ağzı bozuk, edep, adap bilmez, efelenmeyi, şiddeti erkeklik sanan erkeklerden temizlemek, kurtarmak istiyorsak, işe öncelikle yetiştirdiğimiz evlatlarımızla başlayacağız…

Sonuçta kazananlar yine biz kadınlar olacaktır…

Hadi evdeki değerli öğretmenlerimiz, iş başına…

WhatsApp
Telegram