30 Ekim 2020 , Cuma
SESSİZLERİN SESİ, GERÇEĞİN GAZETESİ

"STRATEJİK" ZIRVA

5 Haziran 2020



Bülent Pınarbaşı

Biliyorsunuz, her beş yılda bir belediyemizin stratejik planı hazırlanır ve yayımlanır.

Tabii biliyorsunuz diyorum ama, nereden bileceksiniz?..

Bu plan hazırlandıktan sonra ne yapılır, kime verilir, dağıtım ağında hangi kurumlar vardır bir muamma. Planın halka ulaşması için medya vb. kanallar kullanılmadığı için, kimse bilmez, görmez. Görenler de zaten kapağını dahi açmadan rafa kaldırır.

Raporun kalınlığına bakacak olursanız, sanki çok detaylı araştırmalar yapılmış, çok önemli bilgiler içeren bir dökuman sanabilirsiniz.

Sanmayın…

Büyük bölümü bir önceki beş yıllık rapordan kopyalanmış, kalan kısmı da ufak tefek revizelerle kotarılmış bir “yasak savma” icraatıdır aslında.

***

Mesela;

Sözkonusu stratejik planın pek çok yerinde Yeni Şakran’dan hala “belde” olarak söz edilmekte…

Kültürel etkinliklerin gerçekleştiği yerler olarak TÜPRAş HEM, ALTO seminer ve Fuaye Salonu, Petrol İş seminer salonu, Zeytinli park Açıkhava Tiyatrosu sayılırken, 2017 yılında hizmete açılan Şehit Bülent Kula Caddesi üzerinde bulunan Aliağa Kültür Merkezi’nden bahsedilmemekte.

Yayın organı olarak yerel gazete (eksik de olsa) ve radyolardan bahsedilirken, yerel yayın yapan haber portalları, internet televizyonu vb. yok sayılmakta.

Ulaşımda yeni açılan çevre yolundan tek kelime edilmemekte, Selçuk’a kadar uzanan hızlı banliyo hattı hala Menderes’te son bulmakta…

***

Aliağa Belediyesi’nin yaptığı SWOT analizi de ilginç. Bu analize göre, Aliağa Belediyesi’nin güçlü yönleri arasında “ilçe halkının büyük bir sivil toplum örgütü olması” da yer alıyor.

Gülmeyin; vallahi de var, billahi de var…

Daha gülünçlü olanı da söyleyeyim:

“Aliağa ilçe halkının yüksek entelektüel sermayesi ve sosyal çevre bilincinin gelişmiş olması” da yine aynı raporda, güçlü yönler sıralamasının 17’nci maddesinde yer alıyor. Entelektüel sermaye olarak Aliağa’da barınamayıp kepeng kapatmak zorunda kalan ülkenin en büyük sahaflarından birini de sayıyor muyuz, bilmiyorum. Sosyal çevre bilincine hele hiç girmiyorum. Çevreyle ilgili yapılan en önemli eylem, hala Hakkı Ülkü zamanında gerçekleştirilen insan zinciri olarak hafızalarda. Filtresiz bacalar, asbestli gemiler, atık döküm alanlarındaki kimyasallar,  çıkan yangınlarla ilgili yakın zamanda sosyal çevre bilinci gelişmiş Aliağalılardan bir tepki var mı?..

Haydi 25’inci maddeyi de söyleyeyim de hep beraber gülmeye devam edelim: “Aliağa sınırları içerisinde jeotermal kaynakların bulunması ve kullanılması”

Bulunması tamam da… kullanım alanı sadece belediyenin şirket adından ibaret değil mi?..

***

Zayıf yönlere de bakalım mı?

“Aliağa belediyesi sınırları içerisinde birimler arası koordinasyonun istenilen düzeyde olmaması” bunlardan biri mesela…

Yıllardır dert yanıyoruz kurumlar arası koordinasyonsuzluktan ve iletişim eksikliğinden. Beş sene önce de böyleydi, şimdi de böyle. Peki bunu gidermek için bir şey yapılmış mı? Düzeltilmeyecekse bu sorunları her beş yılda bir plana eklemenin ne faydası var?..

Sonra “Aliağa Belediye personeli içerisinde, yabancı dil bilme ve kullanma oranının düşük olması”ndan şikayet edilmiş. Çok merak ettim, bu personel nereden gelmiş, kim tarafından işe alınmış? Geçen dönem ve bu dönem işten atılan yüzlerce personelle açılan kadroları kimler vasfı yeterli olmayan personelle doldurmuş?..

Bu arada antik kentlerimiz de yeterince(!) tanıtılmıyormuş. Antik kentleri tanıtmayı bir kenara bırakın, mevcut müze binasını aktif hale getirmeyen, üstüne üstlük bu binayı elden çıkarıp İlçe Emniyet müdürlüğü’ne tahsis yapılması için uğraşan, oradaki tarihi eserleri hurda taşır gibi kamyonlarla taşıyanlar kimdi diye sormazlar mı adama?..

***

SWOT analizinin fırsatlar bölümünde ise “sahil şeridinin imara açılabilme potansiyeli”nden bahsediliyor. Tek başına bu madde bile, yönetimdeki zihniyeti anlamamıza yardımcı oluyor. Yani “anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz…”

Fırsatlarda en çok güldüğüm bölüm “Aliağa İlçe Belediyesi’nin şeffaflık, sosyal sorumluluk, hesap verebilirlik ve eşitlik, adalet algısı” maddesi oldu.

Bu güne kadar hangi soru önergesine net ve açıklayıcı şekilde yanıt verildi? 2014’ten bu yana ne zaman medya karşısına ya da bir halk meclisine çıkarak hesap verildi? Kadrolu belediye personelinin tamamının birden işten atılması eşitlik ilkesine uygun gelebilir size ama adalet algınızı nasıl etkiliyor, gerçekte merak ettim. Sosyal sorumluluk kısmında Çanakkale gezilerini mi baz alacağız, yoksa kapatılan belediye kreşini mi?..

Az yukarda bahsetmiştik ya eksiklerden. “Aydın-İzmir Çevre Yolunun Aliağa Organize Sanayi bölgesine kadar ulaşması” da fırsatlar başlığı altında değerlendirilmiş. O yolun Çandarlı’ya kadar olan kısmı çoktan (Ekim 2019) açılmıştı arkadaşlar, bilginize…

***

Bu kadarla sınırlı sanmayın. Yukarıdaki maddeler sadece ilk bakışta, kabaca göze çarpan bölümler. Olur da bir yerlerde gözünüze çarparsa alın, okuyun, daha gülecek çook şey bulacaksınız.

Bir de bu planın “stratejik amaç, hedef ve performans faaliyetleri var tabii. Onu da bir sonraki yazımıza bırakalım ki sözümüz fazla uzamasın.

Neydi sloganımız?

“Az laf…”

WhatsApp
Telegram



X