23 Ekim 2020 , Cuma
SESSİZLERİN SESİ, GERÇEĞİN GAZETESİ



Aliağa'da balık baştan kokuyor

19 Mart 2020



Bülent Pınarbaşı

Meşhur sözdür: Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a havale et…

Yedi düvele musallat olan virüs için söylenecek, yapılacak en doğru şey bu sözde saklı. Çoğu önlem ve tedbir şu an için gereksiz görülebilir amma ve lakin korkulu rüya görmektense uyanık kalmak daha hayırlıdır.

Bir savaş halidir bu, sağlık seferberliğidir. Siz hasta olmayabilirsiniz ya da bünyeniz kuvvetli olduğu için yakalansanız bile hafif atlatabilirsiniz. Peki önlemlere riayet etmeyip temasta bulunduğunuz insanlara virüs bulaştırma riskinizi hiç düşünüyor musunuz? Yoksa siz de kendisinden başkasını düşünmeyenlerden misiniz?..

***

Ülkede bütün kurum ve kuruluşlar, liderler, kanaat önderleri hemfikir olmuş dünyaya kan kusturan bu belaya karşı elbirliğiyle çalışırken bazı aklıevvel “cinfikirli”ler hazır meydan boşken kendini gösterme, öne çıkarma telaşına düşmüş…

Koca koca adamlar, teorisyenler, mürekkep yalamış, ilim irfan görmüş bir kısım kerameti kendinden menkul akademisyen olur olmaz “komplo teorileri” ile vatandaşın zihnini karıştırmakta.

Velev ki komplo… Diyelim ki bu bir biyolojik silah ve herhangi bir ülkenin dünyayı ele geçirme planının parçası… Bu düşünce içinde bulunduğumuz durumun vehametini azaltıyor mu?

Komploysa ölmeyecek miyiz?..

Biyolojik silahsa hastalanmayacak mıyız?..

Açıklanan veriler, hasta sayıları ve ölümler de sahte mi?..

***

Evet; panik yapmayacağız ama tedbiri de elden bırakmayacağız. Dün akşam Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ekonomik önlem paketi işverenler dışında pek kimseyi memnun etmedi, biliyorum. Ancak, yukarıda da belirttiğim gibi, herkes görüş ayrılıklarını, siyasi, etnik, dini farklılıkları bir kenara bırakmış el birliği ile bir şeyler yapmaya çalışıyor. Hani tam da “birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu günler” tamlamasının cuk oturduğu zamanları yaşıyoruz. Eksiklerin önümüzdeki günlerde tamamlanacağına, halkımızı, işçiyi, işsizi ve küçük esnafı da rahatlatacak bir ikinci önlem paketinin açıklanacağına inanıyorum.

Dolayısıyla, eleştirelim ancak provoke etmeyelim…

***

Gelelim Aliağa’ya…

Öncelikle Aliağa Belediyesi’ni tebrik etmek gerekiyor. Virüsle mücadele kapsamında halkı uyarma görevini de, kenti dezenfekte etme ve virüsün yayılmasını önleme çalışmalarını da başarıyla yürüttükleri herkes tarafından görülüyor. Bu konuda İzmir Büyükşehir belediyesi ile koordinasyon konusunda da bir sıkıntı görülmüyor.

Dün sabah gerçekleştirilen Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü töreninde kurum ve kuruluşların sadece temsil düzeyinde katılım göstermeleri de gerekli yerlerin gerekli şekilde bilgilendirildiğinin ve vatandaşların da bu uyarıları dikkate aldığının kanıtıydı.

Buraya tekrar bir “amma ve lakin” koyacağız maalesef…

Bütün siyasi parti, dernek, sendika ve demokratik kitle örgütleri faaliyetlerini minimum düzeye indirmişken, yine dün akşam saatlerinde sosyal medyaya bir fotoğraf düştü.

Ak Parti Aliağa İlçe Yönetimi, Bergama Belediye Başkanı ve Bergama Ak Parti İlçe Başkanı’na hayırlı olsun ziyaretinde bulunmuş…

Yani Sayın Cumhurbaşkanının mücbir sebeplerle yaptığı basın toplantısında konuklar arasında birer koltuk boş bırakma hassasiyeti gösterdiği sıralarda,  Aliağa ve Bergama Ak Partililer yanyana ve bu önlemleri kendi hükümetleri açıklamamış gibi fotoğraf karesinde yer almışlar.

İşte balığın baştan koktuğu yer sevgili okurlar…

İktidarın ilçedeki temsilcisi, kendi aldığı kararlara uymakta bu kadar özensiz davranırken sokaktaki vatandaşa bu virüsün, virüsten korunmanın önemini kim, nasıl anlatabilir?..

Tabii bununla da kalmıyor.

Aynı Ak Parti, geçtiğimiz hafta sonu ilçe binasında delegelerin bir kısmı ile buluşup kahvaltı yaptı. Muhtemelen bu cumartesi bir diğer grupla yine bir araya gelecek ve ilçe kongresi sonrası değerlendirmesi ya da “oy verdikleri için teşekkür” gibi “olmasa da olur” bir sebeple bir araya gelecekler.

İnsanlar çay ocağına çıkamazken, vatandaş ailesiyle lokantaya gidemezken, üç kişi yan yana yürüyemezken bu hal ve tavır anlaşılabilir değildir.

***

Neyse… Yazımızın sonunu da başı gibi bağlayalım, lafı fazla uzatmayalım:

Önce tedbir, sonra tevekkül!..

WhatsApp
Telegram